Yaslanacak bir yürek varsa,
Yaşlanmaktan korkma
Hadi geri verin bana zamanın geçmek bilmediği, acıların üst üste geldiği, çocukluğumun ve gençliğimin sırtıma bir yük gibi bindiği menekşe kokulu sabahlarımdan hiç olmazsa birini. Hadi geri verin bana aynada asılı kalan gülüşlerimi, yastığımda sakladığım gözyaşlarımı. Hadi geri verin bana, hep boynu bükük baktığım sokakları, boş kalan diğer elimin sıcaklığını, pencerenin pervazlarına asılı kalmış hasretle bakan gözlerimin kirasını. Hadi geri verin, geceleri “Baba!” diye seslendiğim zamanları, sahipsiz bir yürekle bir kez görmek için adımladığım kaldırımları. Hadi geri verin…
* * *
Ömrü çilelerle örülmüş bir genç kadının başından geçenleri okuyunca bu kadar da olmaz diyecek, inanmakta zorlanacaksınız. Hayatın içerisindeki derin girdaplarda tek başına mücadele etmek zorunda kalan, hem gurbeti hem hasreti bir arada yaşayan, Hollanda-Türkiye arasında sıkışmış Aybike'nin yürek burkan hikâyesi sizin de gözlerinizden şebnem tanesi olup kayıp gidecek. O, hem içindeki seslerle hem de kendini yalnız bırakmayan gölgelerle konuşarak sahipsiz bir halde yaşamak zorunda kaldı. Her cümlesinde kendinizden bir şey bulacağınız bu roman acıların yoğurduğu bir kadınının onurlu bir şekilde hayata nasıl da tutunduğunu anlatmaktadır.
- Etiket fiyatı
- 550,00
- İlk Basım Tarihi
- Aralık 2024
- Kitap Adı
- Mandalina Çekirdeği
- Yazar Adı
- Zekeriya Efiloğlu
- Sayfa Sayısı
- 440
- ISBN
- 9786051512471
- Marka
- Hayat Yayınları
- Kitap Boyutu:
- 13,5 x 21
- Yayınevi Alt Markası Adı
- Hayat Yayınları
Zekeriya EFİLOĞLU
28 Mart 1972’de, Karadeniz’in sisli dağlarının koynunda, Akkuş’un serin bir sabahında bir bebek doğdu. O bebek, yalnızca bir ömrün değil; nice gönle dokunacak bir hikâyenin, uzun bir adanmışlık yolculuğunun ilk cümlesiydi.
Alfabeyi Ünye’de tattım; öğretmenlik düşlerim, Lâdik’in rüzgârında şekillendi. Süleyman Demirel Üniversitesi, bana sadece bir meslek değil; duruşumu, sesimi, kimliğimi verdi. Henüz 21 yaşımdayken, Türkiye’nin en güneyinde, Hilalli İlköğretim Okulu’nda “çocuklar” diye başlayan ilk cümlem, kara tahtadan önce çocuk yüreklerine yazıldı.
O günden beri harfleri tahta silgisine değil, insanların hafızasına ve kalbine işliyorum.
Şanlıurfa’dan Gaziantep’e uzanan bu yolculuk, yalnızca ders ziliyle sınırlı kalmadı. Televizyon kameralarına, radyo mikrofonlarına, gazete sütunlarına ve kitap sayfalarına taşındı. Müdür odalarının resmiyetinde değil, okul koridorlarının gürültüsünde buldum hayatın gerçek ritmini. Her çocuk, ayrı bir evren; her öğretmen masası, toprağa ekilmiş yeni bir umut oldu. Bahar TV’de Dönemeç, Kanal 5’te Ahde Vefa ve Yansımalar ile ekrandan ses verdim; radyoda nefes, gazetede kelime oldum.
Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Kurucu Başkanı olarak kelimelerin sınırlarını zorladım. Yarışmalar düzenledim, kitaplar bastım; Yapraktaki Damlalar, Bir Şiirdir Öğretmen, Sana Emanet… Ve pek çok antolojide genç kalemlere köprü oldum. Yine de kendimi ne yalnızca yazar ne yönetici ne öğretmen olarak gördüm. Ben, okyanusunu kaybetmiş ama hâlâ denizi düşleyen bir kum tanesiyim.
2003-2010 yılları arasında Gaziantep Eğitim Bir Sen Şube Başkanlığı yaptım; eğitim dünyasında ses olmaya, yankı bırakmaya çalıştım. 2019-2024 arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde Gençlik Hizmetleri ve Spor Daire Başkanı olarak gençlik ve sporun nabzını tuttum.
Benim işim, mesai saatlerine sığmaz; yollarda, kürsülerde, kalplerde devam eder. Seminerlerimde maneviyatı, aileyi, sevgiyi harmanlayarak “insan kalabilmenin” sırrını fısıldarım.
Evliyim, üç çocuk babasıyım. Ama en çok, bu ülkenin yarınlarına babalık yapmaya çalışırım.
Ben, Anadolu’nun tozlu yollarında yürüyen, kimi zaman bir çocuk gülüşünde, kimi zaman bir kitap satırında saklanan yolcuyum. Adım Zekeriya Efiloğlu; okyanusunu kaybetmiş bir kum tanesi… Ama içinizden bir tanesi.