“İnsanın ömrü ikiye ayrılırmış:
Annesinden önce annesinden sonra…”
“Kadın; tüm cihanı, yüreğinde emzirecek bir muhabbetle, her daim iyilikle beslerdi.Kadın; yaşadıklarının sadece eşi tarafından samimiyetle bilinmesini isterdi.Kadın; yuvayı yaparken canını acıtan dikenleri gül kabul eder, yaralarını gizlerdi.Kadın; ilk gün ekilen aşk tohumlarının sonsuzluk membaında boy vererek açılmasını ve hayatı imar etmesini gözlerdi.Kadın anaydı, kadın topraktı, kadın vatandı. Hiçbirisi uğramayınca kalbinin çeperine, işte o zaman sözcüklerin arasında sıkışıyor, yüreğine söz geçiremez oluyordu…”Çoğu kadın, hayat hikâyesinin en güzel yanı olacakken uğradıkları hayal kırıklıklarının arasında kıvranırken buluyor kendini. Umutlar, hayaller ve gerçekler arasında gel git yaşayan ve sonunda solup giden kadın hikâyeleriyle dolu dört bir yanımız…
Elinizde tuttuğunuz bu roman yaşanmış hayat hikâyelerinden uyarlanarak Zekeriya Efiloğlu tarafından kaleme alınmıştır. Kadınların umutlularını nasıl yeşerttiklerini, acıya direnerek hayata tutunmak için nasıl çırpındıklarını anlatan bu hayat tecrübelerinde herkesin çıkartacağı bir pay mutlaka olacaktır.
- Etiket fiyatı
- 380,00
- İlk Basım Tarihi
- Aralık 2024
- Kitap Adı
- Kadın Ağlarsa
- Yazar Adı
- Zekeriya Efiloğlu
- Sayfa Sayısı
- 304
- ISBN
- 9786051514208
- Marka
- Hayat Yayınları
- Kategori
- Roman
- Kitap Boyutu:
- 13,5 x 21
- Yayınevi Alt Markası Adı
- Hayat Yayınları
Zekeriya EFİLOĞLU
28 Mart 1972’de, Karadeniz’in sisli dağlarının koynunda, Akkuş’un serin bir sabahında bir bebek doğdu. O bebek, yalnızca bir ömrün değil; nice gönle dokunacak bir hikâyenin, uzun bir adanmışlık yolculuğunun ilk cümlesiydi.
Alfabeyi Ünye’de tattım; öğretmenlik düşlerim, Lâdik’in rüzgârında şekillendi. Süleyman Demirel Üniversitesi, bana sadece bir meslek değil; duruşumu, sesimi, kimliğimi verdi. Henüz 21 yaşımdayken, Türkiye’nin en güneyinde, Hilalli İlköğretim Okulu’nda “çocuklar” diye başlayan ilk cümlem, kara tahtadan önce çocuk yüreklerine yazıldı.
O günden beri harfleri tahta silgisine değil, insanların hafızasına ve kalbine işliyorum.
Şanlıurfa’dan Gaziantep’e uzanan bu yolculuk, yalnızca ders ziliyle sınırlı kalmadı. Televizyon kameralarına, radyo mikrofonlarına, gazete sütunlarına ve kitap sayfalarına taşındı. Müdür odalarının resmiyetinde değil, okul koridorlarının gürültüsünde buldum hayatın gerçek ritmini. Her çocuk, ayrı bir evren; her öğretmen masası, toprağa ekilmiş yeni bir umut oldu. Bahar TV’de Dönemeç, Kanal 5’te Ahde Vefa ve Yansımalar ile ekrandan ses verdim; radyoda nefes, gazetede kelime oldum.
Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Kurucu Başkanı olarak kelimelerin sınırlarını zorladım. Yarışmalar düzenledim, kitaplar bastım; Yapraktaki Damlalar, Bir Şiirdir Öğretmen, Sana Emanet… Ve pek çok antolojide genç kalemlere köprü oldum. Yine de kendimi ne yalnızca yazar ne yönetici ne öğretmen olarak gördüm. Ben, okyanusunu kaybetmiş ama hâlâ denizi düşleyen bir kum tanesiyim.
2003-2010 yılları arasında Gaziantep Eğitim Bir Sen Şube Başkanlığı yaptım; eğitim dünyasında ses olmaya, yankı bırakmaya çalıştım. 2019-2024 arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde Gençlik Hizmetleri ve Spor Daire Başkanı olarak gençlik ve sporun nabzını tuttum.
Benim işim, mesai saatlerine sığmaz; yollarda, kürsülerde, kalplerde devam eder. Seminerlerimde maneviyatı, aileyi, sevgiyi harmanlayarak “insan kalabilmenin” sırrını fısıldarım.
Evliyim, üç çocuk babasıyım. Ama en çok, bu ülkenin yarınlarına babalık yapmaya çalışırım.
Ben, Anadolu’nun tozlu yollarında yürüyen, kimi zaman bir çocuk gülüşünde, kimi zaman bir kitap satırında saklanan yolcuyum. Adım Zekeriya Efiloğlu; okyanusunu kaybetmiş bir kum tanesi… Ama içinizden bir tanesi.