“Her harika gülüş derin bir acının mirasıdır”
Güzellikleri, iyilikleri hep bir kenara bıraktık; acılarla, üzüntülerle dolduruyoruz yüreğimizdeki resimleri.
Hep siyah ve gri renkler kullanıyoruz.
Güzel düşünmek güzel yaşamak için kendimizi ve sınırlarımızı zorlamamız gerektiğini bir türlü anlayamıyoruz.
Güzellikleri ve iyilikleri hiçbir çaba ve gayret göstermeden ayağımıza kadar zahmetsiz gelecek sanıyoruz. Oysa kocaman bir yanılgı içindeyiz.
İyi yaşamak ve mutlu olmak sadece zenginlikle açıklanacak kavramlar değil.
İyi ve mutlu yaşamak hangi şartta ve durumda olunursa olunsun, o ânın tadına varmaktır.
Unutmayın ki tek hayatımız ve bomboş bir tuvalimiz var.
Kimse orayı karalayıp huzurunuzu bozmadan, alın elinize boyanızı ve fırçanızı en mutlu renkleri sürmeye başlayın.
* * *
Hep güzel düşün bu hayatta.
Hep iyi olan ne varsa onu yap ve onu iste Allah’tan da.
Çünkü niyetler dilek olur, dilekler sebep olur, sebepler dua olur ve dualar kabul olur; unutma.
* * *
En harika insan sen olursun, gerçekten seversen.
Gül bahçesine döner yüreğindeki her köşe, iyilik edersen.
Islanabildiğin kadar ıslan yağmurda, güneşe dokunmak için uzat kollarını.
* * *
Sıcak bir yüreğe ihtiyaç duyduğunda hiç sağına-soluna, geçmişe-geleceğe bakmadan, kimseden bir şey beklemeden sadece kendine ve içindeki güce sarıl.
Çok güçlüsün; unutma.
- Etiket fiyatı
- 380,00
- İlk Basım Tarihi
- Aralık 2024
- Kitap Adı
- KENDİNE BİR İYİLİK YAP
- Yazar Adı
- Zekeriya Efiloğlu
- Sayfa Sayısı
- 296
- ISBN
- 9786051513140
- Marka
- Hayat Yayınları
- Kategori
- Kişisel Gelişim
- Kitap Boyutu:
- 13,5 x 21
- Yayınevi Alt Markası Adı
- Hayat Yayınları
Zekeriya EFİLOĞLU
28 Mart 1972’de, Karadeniz’in sisli dağlarının koynunda, Akkuş’un serin bir sabahında bir bebek doğdu. O bebek, yalnızca bir ömrün değil; nice gönle dokunacak bir hikâyenin, uzun bir adanmışlık yolculuğunun ilk cümlesiydi.
Alfabeyi Ünye’de tattım; öğretmenlik düşlerim, Lâdik’in rüzgârında şekillendi. Süleyman Demirel Üniversitesi, bana sadece bir meslek değil; duruşumu, sesimi, kimliğimi verdi. Henüz 21 yaşımdayken, Türkiye’nin en güneyinde, Hilalli İlköğretim Okulu’nda “çocuklar” diye başlayan ilk cümlem, kara tahtadan önce çocuk yüreklerine yazıldı.
O günden beri harfleri tahta silgisine değil, insanların hafızasına ve kalbine işliyorum.
Şanlıurfa’dan Gaziantep’e uzanan bu yolculuk, yalnızca ders ziliyle sınırlı kalmadı. Televizyon kameralarına, radyo mikrofonlarına, gazete sütunlarına ve kitap sayfalarına taşındı. Müdür odalarının resmiyetinde değil, okul koridorlarının gürültüsünde buldum hayatın gerçek ritmini. Her çocuk, ayrı bir evren; her öğretmen masası, toprağa ekilmiş yeni bir umut oldu. Bahar TV’de Dönemeç, Kanal 5’te Ahde Vefa ve Yansımalar ile ekrandan ses verdim; radyoda nefes, gazetede kelime oldum.
Türkiye Yazarlar Birliği Gaziantep Kurucu Başkanı olarak kelimelerin sınırlarını zorladım. Yarışmalar düzenledim, kitaplar bastım; Yapraktaki Damlalar, Bir Şiirdir Öğretmen, Sana Emanet… Ve pek çok antolojide genç kalemlere köprü oldum. Yine de kendimi ne yalnızca yazar ne yönetici ne öğretmen olarak gördüm. Ben, okyanusunu kaybetmiş ama hâlâ denizi düşleyen bir kum tanesiyim.
2003-2010 yılları arasında Gaziantep Eğitim Bir Sen Şube Başkanlığı yaptım; eğitim dünyasında ses olmaya, yankı bırakmaya çalıştım. 2019-2024 arasında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nde Gençlik Hizmetleri ve Spor Daire Başkanı olarak gençlik ve sporun nabzını tuttum.
Benim işim, mesai saatlerine sığmaz; yollarda, kürsülerde, kalplerde devam eder. Seminerlerimde maneviyatı, aileyi, sevgiyi harmanlayarak “insan kalabilmenin” sırrını fısıldarım.
Evliyim, üç çocuk babasıyım. Ama en çok, bu ülkenin yarınlarına babalık yapmaya çalışırım.
Ben, Anadolu’nun tozlu yollarında yürüyen, kimi zaman bir çocuk gülüşünde, kimi zaman bir kitap satırında saklanan yolcuyum. Adım Zekeriya Efiloğlu; okyanusunu kaybetmiş bir kum tanesi… Ama içinizden bir tanesi.